|
SON DAKİKA
Bağlar’da Ramazan’da Denetimler Sıkılaştırıldı: Sağlık…
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası’NDA…
Dostlar Lokantası Hizmette Sınır Tanımıyor
Meşhur Paçacı Fazıl Usta Ramazan’a…
Futbolun Asıl Kupası; Centilmenlik, Nezaket ve Hedefe Yürüyen Bir Liderlik
Futbol yalnızca bir skor oyunu değildir. Futbol; karakterdir, duruştur, temsil sorumluluğudur. Milyonların kalbine dokunan bu büyük oyunda kazanılan kupalar kadar, kazanılan saygı da tarihe yazılır. İşte tam da bu noktada kulüp başkanlarının rolü, sahadaki 90 dakikadan çok daha uzun ve çok daha derindir. Türkiye’nin köklü ve büyük futbol kulüplerinden birinin başkanı olarak üstlenilen sorumluluk; yalnızca sportif başarıyı değil, centilmenliği, nezaketi, özveriyi, çalışkanlığı ve azmi aynı potada eritebilmeyi gerektirir. Çünkü futbolun gerçek liderleri, sadece kazandıkları maçlarla değil, kaybettikleri anlarda sergiledikleri duruşla da örnek olurlar. Centilmenlik; hakeme, rakibe, taraftara ve oyunun ruhuna saygı duymaktır. Nezaket; tansiyonun yükseldiği anlarda bile kelimeleri dikkatle seçebilme erdemidir. Özveri; kişisel beklentileri değil, kulübün geleceğini önceleyebilmektir. Çalışkanlık ve azim ise günü kurtaran hamleler yerine, yılları inşa eden stratejiler kurabilmektir. Başarı odaklı olmak, yalnızca kazanmayı istemek değildir. Asıl başarı; sürdürülebilir bir futbol aklı kurabilmek, altyapıyı güçlendirmek, gençlere yol açmak, kulübü mali ve kurumsal anlamda sağlam temellere oturtabilmektir. Bugünü kazanırken yarını kaybetmemek, büyük başkanlığın en net göstergesidir. Futbol, milyonlarca gencin hayal kurduğu bir alan. Kulüp başkanlarının her sözü, her tavrı, her kararı; sahadaki oyunculardan tribündeki çocuklara kadar geniş bir etki alanı oluşturur. Bu nedenle liderlik; bağırmakla değil, sakin kalabilmekle; polemikle değil, sağduyuyla; anlık tepkilerle değil, uzun vadeli hedeflerle ölçülür. Hedefi olan kulüpler tesadüfen başarılı olmaz. Hedef; vizyon ister, plan ister, sabır ister. Gayret ise bu hedefe yürürken yılmadan, yorulmadan, mazeret üretmeden çalışabilmektir. İşte bu anlayış, kulüpleri yalnızca lig tablolarında değil, futbol tarihinin saygın sayfalarında da üst sıralara taşır. Bugün Türk futbolunun en çok ihtiyaç duyduğu şey; kavga dili değil, kalite dili; gerilim değil, güven; günü kurtaran çıkışlar değil, geleceği kazanan liderliktir. Sahaya yansıyan futbol kadar, masaya yansıyan akıl da önemlidir. Gerçek başkanlık; kupalar kadar alkışlanmayan ama kulübü ayakta tutan değerleri savunabilmektir. Zor zamanlarda sorumluluk almak, iyi zamanlarda ise tevazuyu elden bırakmamaktır. Çünkü futbol geçer, skorlar unutulur; ama duruş kalır. Ve unutulmamalıdır ki, futbolun asıl kupası; centilmenliktir, nezakettir, hedefe inanan bir liderlikle yürüyebilmektir. Bu kupayı kazananlar, sadece sezonun değil, tarihin de şampiyonu olur. Yükleniyor...
|