|
SON DAKİKA
Dr. Muhammed Kasım Aydın “Doktor”…
Prof. Dr. Abdullah Toprak Hayatını…
Bedirhan Akyol’dan Deprem Mesajı
EBEDİNOĞLU ; “Barışçıl Dil Umudumuzu…
SAHADA KAZANMAKTAN ÖNCE İNSAN KALABİLMEK
Bazı geceler vardır; takvim yapraklarından değil, insanın vicdanından okunur. Berat Kandili işte böyle bir gecedir. Hesapların değil, muhasebenin; kazançların değil, anlamın; galibiyetlerin değil, hakkaniyetin öne çıktığı bir eşiktir. Bugün, mübarek üç ayların kalbinde; Ramazan’a doğru yaklaşırken, hem birey hem toplum olarak durup düşünme vaktidir. Sadece ibadetlerimizi değil, hayatla kurduğumuz ilişkiyi de gözden geçirme zamanıdır. Çünkü gerçek berat, sadece günah defterinden değil; kibirden, adaletsizlikten, duyarsızlıktan da arınabilmektir. Bir futbol kulübü başkanı olarak sahada kazanmanın ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Bir iş insanı olarak rekabeti, mücadeleyi, hedefe kilitlenmeyi… Ama bugün şunu açık yüreklilikle söylüyorum: Asıl büyük zafer, insan kalabilmektir. Spor; sadece kupa kaldırmak değildir. Spor; disiplin, ahlak, sabır ve saygıdır. Gençlerimize kazandırmamız gereken en büyük başarı da budur. Skordan önce karakter, şampiyonluktan önce şahsiyet gelmelidir. Aksi halde kazanılan her maç, kaybedilen bir değerle gölgelenir. Bugün stadyumlar doluyor, ekranlar başında milyonlar var. Bu büyük ilgi bize sadece güç değil, sorumluluk da yüklüyor. Gençliğe örnek olma sorumluluğu… Öfkeyi değil sağduyuyu, ayrıştırmayı değil birleştirmeyi, kısa vadeli hırsları değil uzun vadeli değerleri öğretme sorumluluğu… Berat Kandili bize şunu hatırlatıyor: Güç, başkalarını ezme imkânı değil; başkalarına omuz olabilme iradesidir. Eğitim de böyledir. Sadece diploma veren değil, istikamet kazandıran bir anlayışa ihtiyacımız var. Bilgiyi ahlakla, başarıyı erdemle, teknolojiyi vicdanla buluşturamadığımız sürece ilerleme eksik kalır. Bugün sınıflarda yetişen her çocuk, yarının yöneticisi, sanatçısı, sporcusu, bilim insanıdır. Onlara bırakacağımız en büyük miras; temiz bir dil, sağlam bir değerler sistemi ve adil bir ülke hayalidir. Sanat, toplumun aynasıdır. Spor, toplumun nabzıdır. Eğitim, toplumun geleceğidir. Bu üç alan da aynı merkezden beslenmelidir: İnsan onuru. Üç aylar; hız çağında yavaşlamayı, gürültü çağında susmayı, kalabalıklar içinde yalnızlaşmış kalplerimizi yeniden birbirine yaklaştırmayı öğretir. Ramazan’a yaklaşırken sofralar kadar gönüller de hazırlanmalıdır. Çünkü paylaşılmayan nimet, bereketini; paylaşılmayan başarı, anlamını kaybeder. Bugün ülke olarak zor zamanlardan geçtiğimiz de bir gerçektir. Ekonomik dalgalanmalar, sosyal kırılganlıklar, küresel belirsizlikler… Ama unutulmamalıdır ki bu toprakların en büyük gücü, kriz anlarında birbirine yaslanabilen insanlarıdır. Futbol tribününde yan yana gelen milyonlar gibi; hayatın her alanında da omuz omuza durabilmeyi başarabildiğimiz ölçüde güçlüyüz. Berat, affedilmeyi istemeden önce affedebilmeyi öğretir. Helalleşmeden önce helal yaşamayı… Ve en önemlisi; “Ben” demeden önce “Biz” diyebilmeyi… Bu mübarek gecede temennim şudur: Gençlerimiz umudunu kaybetmesin, spor ahlakını yitirmesin, eğitim yönünü şaşırmasın, sanat ruhunu kaybetmesin, ülkemiz ortak değerlerinde buluşmayı sürdürsün. Çünkü gerçek beraat; sadece geçmişin yüklerinden değil, geleceğin vebalinden de kurtulabilmektir. Bu duygu ve düşüncelerle; Berat Kandili’nin milletimize, İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini; üç ayların kalplerimizi arındıran, Ramazan’ın rahmetiyle taçlanan bir dirilişe vesile olmasını diliyorum. Kazanmaktan önce insan kalabildiğimiz, başarmaktan önce hakkı gözetebildiğimiz bir gelecek umuduyla… Yükleniyor...
|